Connect with us

GÜNCEL

Mercedes-Benz C-Serisi All-Terrain Türkiye’de

Published

on

Artırılmış yerden yükseklik ve standart 4MATIC dört tekerlekten çekiş sistemi ile Yeni Mercedes-Benz C-Serisi All-Terrain, Türkiye’de 1.387.000 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuldu.

· Yeni C-Serisi All-Terrain, daha büyük lastikleriyle asfalt dışındaki patikalarda da hareket özgürlüğü sunuyor.

· Özel bir arazi aydınlatmasını içeren, opsiyonel DIGITAL LIGHT far sistemi ile hafif arazideki engellerin sürücü tarafından daha rahat algılanabilmesi sağlanıyor.

· ENERGIZING Comfort’un bütünsel “Fit & Healthy” yaklaşımı, S-Serisi’ndeki farklı konfor sistemlerini deneyimleme ortamı yaratıyor.

· Mercedes-Benz Otomobil Pazarlama ve Kurumsal İletişim Grup Müdürü Emre Kurt: “Binek otomobiller ile SUV’ler arasında muhteşem bir denge sunan Yeni C-Serisi All-Terrain ile tarz sahibi lüks tutkunlarına seslenmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Mercedes-Benz, station’ların araziye uygun olmadığını ancak bir SUV’nin de yerden çok fazla yüksek olduğunu düşünenler için, 2017 yılının baharında tanıttığı E-Serisi All-Terrain’ın ardından şimdi de C-Serisi için ilk kez All-Terrain seçeneğini müşterileriyle buluşturarak çok yönlü bir çözüm daha sunuyor.

Geleneksel C-Serisi Estate’e göre yaklaşık 40 milimetre daha fazla yerden yükseklik, standart olarak sunulan 4MATIC dört tekerlekten çekiş sistemi ve iki arazi sürüş modu ile C-Serisi All-Terrain, daha büyük lastikleriyle asfalt dışındaki patikalarda da hareket özgürlüğü sunuyor. Özgün radyatör ızgarası, özel tamponlar, ön ve arkada tampon altı koruma kaplamaları ve yanlarda mat koyu gri çamurluk ağzı kaplamaları arazi aracı görünümünü destekliyor. Crossover model aynı zamanda kısa süre önce pazara sunulan Yeni C-Serisi’ne ait birçok önemli özelliği de kullanıma sunuyor. 48 volt teknolojisiyle desteklenen verimli benzinli motor, uyarlanabilir ve sezgisel MBUX (Mercedes-Benz Kullanıcı Deneyimi) bilgi-eğlence sistemi ve yeni nesil sürüş destek sistemleri bunlardan bazıları. Opsiyon olarak sunulan DIGITAL LIGHT, özel bir arazi aydınlatmasını içeriyor. Geçtiğimiz Eylül ayında Münih Otomobil Fuarı’nda tanıtılan Mercedes-Benz C-Serisi All-Terrain, ülkemizde 1.387.000 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.

Mercedes-Benz Otomobil Pazarlama ve Kurumsal İletişim Grup Müdürü Emre Kurt; “Kasım 2021’de satışına başladığımız ve kısa zamanda yoğun sipariş aldığımız Yeni C-Serisi’ni, sedan gövdenin ardından All-Terrain ile çeşitlendiriyoruz. Otomotiv pazarındaki payını sürekli artıran SUV’ler kadar yüksek olmayan ancak hafif arazi koşullarında da konforlu yolculuk yapmak isteyen müşterilerimizin beklentilerini rahatlıkla karşılayacak C-Serisi All-Terrain ile çok yönlü model seçeneklerimizden bir yenisini daha ülkemiz pazarına dahil ediyoruz. Binek otomobiller ile SUV’ler arasında muhteşem bir denge sunan Yeni C-Serisi All-Terrain ile tarz sahibi lüks tutkunlarına seslenmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Bir station’dan fazlası

Geleneksel C-Serisi Estate ile karşılaştırıldığında, All-Terrain biraz daha büyük boyutlara sahip. 4755 mm uzunluğundaki Yeni C-Serisi All-Terrain, 4 milimetre farkla daha uzun. Çamurluk kaplamaları sayesinde genişliği 21 milimetre artarak 1841 milimetreye ulaşıyor. 40 mm artırılmış yerden yükseklik sayesinde toplam yüksekliği 1494 mm’ye ulaşıyor. Standart olarak 8 J x 18 H2 ET 41 jantlarla 245/45 R 18 lastikler sunulurken ayrıca opsiyon olarak 8 J x 19 H2 ET 41 jantlarla 245/40 R 19 lastikler de sunuluyor.

Bagaj hacmi ve işlevselliği açısından bir fark bulunmuyor. Sportif arka kısım 490 ila 1510 litre arasında bir hacmi kullanıma sunuyor. C-Serisi Estate’de olduğu gibi arka koltuk sırtlıkları 40:20:40 oranında üç parça halinde katlanıyor. Standart olarak sunulan EASY-PACK bagaj kapağı, kontak anahtarındaki düğme, sürücü kapısındaki düğme veya bagaj kapağındaki düğme kullanılarak rahatlıkla açılabiliyor veya kapatılabiliyor.

Çarpıcı görünüm: Arazi görünümünü vurgulayan tasarım özellikleri

Yeni C-Serisi All-Terrain’e önden bakıldığında, krom kaplamalar ve radyatör ızgarasındaki merkezi yıldıza sahip ön panjur dikkat çekiyor. Radyatör ızgarasındaki dikey çıtalar ve parlak siyah kaplamalar kalite algısını artırıyor. Ön tamponda kullanılan koyu gri damarlı plastik ve parlak kromdan alt koruma kaplaması modelin güçlü karakterini tamamlıyor.

C-Serisi’nin bu versiyonunda yanlarda ve çamurluklarında mat koyu gri kaplamalar bulunuyor. Versiyona özgü, bu kaplamalar boyalı gövde yüzeyleriyle görsel olarak kontrast oluşturuyor. Yan kaplamaya ek bir krom şerit entegre ediliyor. All-Terrain için 18 ile 19 inç arasında jant seçenekleri sunuluyor. Çok parçalı arka tampon, versiyona özgü krom bagaj eşiği koruması ve parlak krom alt koruma kaplamasıyla yine bu versiyonun özel yapısını vurguluyor.

All-Terrain versiyonları AVANTGARDE dış tasarımı esas alıyor. Buna bağlı olarak yan kaplamalarda, yan cam çerçevelerinde ve tavan barlarında cilalı alüminyum kullanılıyor. B sütunlarındaki süslemeler ve arka yan camlardaki çıtalar parlak siyah uygulanıyor. Gece Paketi ile donatıldığında; diğer özellikler (örneğin omuz çizgisi, yan aynalar) ve ön ve arkadaki süsleme elemanları (ön ve arkada alt koruma kaplamaları ve ayrıca bagaj eşiği koruması) parlak siyah uygulanıyor.

İç mekanda yüksek konfor ve kalite

C-Serisi All-Terrain, iç tasarımında da AVANTGARDE paketini baz alıyor. Siyah, macchiato beji/siyah ve sienna kahvesi/siyah olmak üzere üç renk seçeneği bulunuyor. Gösterge paneli, gümüş krom bir ek ve mat elmas serigrafi kaplamaya sahip. Ayrıca farklı kaplama seçenekleri de sunuluyor.

Merkezi gösterge ekranı altı derece eğimli yapısıyla sürücü odaklı bir yapı sergiliyor. Sürücü alanındaki yüksek çözünürlüklü 12,3 inç LCD ekran, bağımsız ve havada süzülüyormuş gibi görünüyor. Bu uygulama, sürücü ekranını klasik kadranlı göstergelere sahip geleneksel kokpitlerden ayırıyor. All-Terrain için eğim veya direksiyon açısı gibi bilgiler dışında coğrafi koordinat ve pusula bilgilerini de gösteren yeni bir “Off-Road” içeriği eklendi.

Diğer iç donanımlar gibi AVANTGARDE seviyesine özgü üst seviye konfor ve yanal destek sağlayan koltuklar sunuluyor. Gümüş süslemeli siyah, deri, çok fonksiyonlu spor direksiyon simidi şık bir görünüm sunarken rahat bir tutuş sağlıyor. AVANTGARDE iç tasarım ayrıca ortam aydınlatmasını da içeriyor.

Zorlu görevler için: Yaklaşık 40 mm daha fazla yerden yükseklik ve konforlu süspansiyon

C-Serisi All-Terrain, geleneksel C-Serisi Estate’ten yaklaşık 40 mm daha fazla yerden yüksekliğe sahip ve tekerleklerin çapı daha büyük. Bu, C-Serisi All-Terrain’i bozuk yol yüzeyleri için uygun hale getiriyor. Dört kollu ön süspansiyon biraz daha büyük direksiyon mafsallarına sahipken, arka aksta çok kollu bir süspansiyon devreye giriyor.

Daha konforlu ve yüksek sürüş dengesi için pasif sönümleme sistemine sahip konforlu süspansiyon standart olarak sunuluyor.

Karakter meselesi: Arazi modları ile DYNAMIC SELECT

EKO, KONFOR, SPORT ve BİREYSEL dışında, C-Serisi All-Terrain’de arazi sürüşü için iki ilave DYNAMIC SELECT modu bulunuyor. OFFROAD, toprak yollar, çakıl veya kum gibi daha hafif araziler için tasarlanırken, daha zorlu ve dik araziler için DSR’li (Eğim İniş Hız Sabitlemesi) OFFROAD+ devreye giriyor.

DYNAMIC SELECT, motor, şanzıman, direksiyon, ESP® ve 4MATIC sistemlerinin çalışma karakteristiğini uyarlıyor. Sürücü, merkezi ekranın altındaki dokunmatik yüzey ile sürüş modları arasında geçiş yapabiliyor.

Geniş etki alanı: Off-Road aydınlatması dahil DIGITAL LIGHT

C-Serisi, standart olarak LED Yüksek Performanslı farlarla donatılıyor. Yeni S-Serisi’nden aktarılan DIGITAL LIGHT isteğe bağlı olarak sunuluyor. Far sistemi C-Serisi All-Terrain için özel bir arazi aydınlatması içeriyor. Hafif arazi sürüşlerinde geniş aydınlatma alanı, sürücünün virajlar dahil engelleri daha erken görmesini sağlıyor. Off-Road sürüş modu etkinleştirilir etkinleştirilmez, off-road aydınlatması yanıyor. İşlev, 50 km/s’ye kadar etkin olup bu hızın üzerinde otomatik olarak kapanıyor.

DIGITAL LIGHT, her farda ışığı kıran ve 1,3 milyon mikro ayna tarafından yönlendirilen son derece güçlü üç LED’li bir ışık modülü bulunuyor. Böylece araç başına çözünürlük 2,6 milyon pikselin üzerine çıkıyor.

Dinamik ve hassas yapısıyla bu sistem, koşullara uyum sağlayan yüksek çözünürlüklü bir ışık dağıtımı için neredeyse sınırsız olanaklar sağlıyor. Ancak sistem sadece fardaki teknolojiyle değil, arkasındaki dijital zekayla üstün aydınlatma performansı sunuyor. Entegre bir kamera ve sensör sistemleri diğer yol kullanıcılarını algılıyor. Güçlü bir işlemci, verileri ve dijital haritaları milisaniyeler içinde değerlendiriyor ve farlara, koşullara uygun ışık dağılımını ayarlama talimatlarını veriyor.

Çeki demiri: Akıllı asistanlarla römork desteği

Standart olarak dört tekerlekten çekiş ve 1800 kilograma kadar çekme kapasitesi ile C-Serisi All-Terrain, römork de çekebiliyor. Opsiyon olarak kısmen elektrikli mafsallı katlanabilir bir çeki demiri ve ESP® römork stabilizasyonu sunuluyor. Bagajdaki bir düğme, bağlantı kilidini açıyor, ardından çeki demiri açılabiliyor. Kullanıma hazır olduğunda kontrol ışığı sönüyor.

65 km/s veya üzeri hızlarda, ESP® römork stabilizasyonu, kritik durumlarda otomatik olarak müdahale edebiliyor. Sistem, istenmeyen salınımlarda tekerlere fren müdahalesi yapıyor ve salınımları azaltıyor. Sistem, gerekirse motor torkunu azaltarak veya frenleri uygulayarak araç hızını da düşürüyor.

Bu isteğe bağlı ekstra ve 360 derece kameralı Park Paketi ile birlikte bir römork manevra asistanı da devreye giriyor. Bu işlev sayesinde römorkle de manevra yapmak kolaylaşıyor. Römork manevra asistanı, çekici aracın direksiyon açısını 5 km/s hıza ve yüzde 15’e kadar eğimde otomatik olarak ayarlıyor. Sistem dururken, geri vites seçilerek ve orta konsoldaki dokunmatik yüzeyin solundaki Park düğmesine basılarak etkinleştiriliyor.

Römork manevra asistanı MBUX üzerinden sezgisel olarak çalıştırılabiliyor. Merkezi ekran veya orta konsoldaki dokunmatik yüzey üzerinden sürücünün istediği manevrayı belirtmesi yeterli oluyor. İşlev 90 dereceye ye kadar dönüş manevralarını gerçekleştirebiliyor. Açının korunması için direksiyon otomatik olarak yönlendiriliyor. Sürücü, römork doğru yönde ilerliyor ve düz geri geri gitmeye devam etmesi gerekiyorsa “düz gitme” işlevini de seçebiliyor. Manevra farklı kamera açılarından takip edilebiliyor. Dinamik kılavuz çizgileri, yörüngeyi, araç genişliğini ve nesnelere olan mesafeyi gösteriyor.

Üstün çekiş ve stabilite: Yeni nesil 4MATIC

C-Serisi All-Terrain ile standart olarak sunulan 4MATIC dört tekerlekten çekiş sistemi zorlu yüzeylerde de yüksek çekiş ve sürüş dengesi sağlıyor. Motor gücünün yüzde 45’e kadarı ön aksa, yüzde 55’e kadarı arka aksa aktarılıyor. Daha fazla verimlilik ve 9 kademeli otomatik şanzıman, 4MATIC tahrik sisteminin daha da geliştirilmesini gerektirdi.

Yeni ön aks tahriki, ideal bir aks ağılık dağılımı ile daha yüksek tork seviyelerinin aktarılmasını sağlıyor. Bu çözüm, önceki nesildeki ilgili bileşene kıyasla önemli bir ağırlık avantajı sağlıyor ve buna bağlı olarak CO2 emisyonlarını azaltmaya yardımcı oluyor. Ayrıca teknisyenler, yeni şanzımandaki sürtünme kayıplarını da azalttı. Bunun dışında kapalı bir yağ devresine sahip ve ek soğutma önlemi gerektirmiyor.

Elektrik destekli motorlar

C-Serisi All-Terrain, C 200 4MATIC All-Terrain adındaki (karma yakıt tüketimi (WLTP): 7,6 -6,8 lt/100 km; karma CO2 emisyonu (WLTP): 174-155 gr/km) yeni dört silindirli benzinli motor (M 254) ve entegre ikinci nesil marş jeneratörü (ISG) ile birlikte sunuluyor. 204 bg (150 kW) güç kısa bir süre için elektrikli sistem tarafından 20 bg (15 kW)’ne kadar destekleniyor.

Enerji geri-kazanımı ve motorun kapatılması halinde “süzülme” işlevi sayesinde benzinli motor yüksek verimlilik seviyesi sunuyor. Mercedes-Benz, M 254 ile modüler 4 silindirli benzinli motorun; NANOSLIDE® silindir kaplaması, CONICSHAPE® silindir honlama ve doğrudan motora yerleştirilen egzoz gazı arındırma sistemi dahil tüm yeniliklerini tek bir motorda birleştirdi. Twin Scroll teknolojisi, daha da hızlı turbo besleme yanıtı için geliştirilerek birleşik akışlı kademeli turbo besleme işlevi devreye alındı.

GÜNCEL

Ferrari, sadece bir adet üreteceği SP48 Unica’yı tanıttı

Published

on

Ferrari, Omologata ve BR20 gibi eşsiz modellerine bir yenisini daha ekledi. Marka, “türünün tek örneği” bir otomobile daha hayat verdi ve müşterisinin isteğine göre tasarladığı benzersiz SP48 Unica’yı, tanıttı.

F8 Tributo platformunda tasarlanan ve aynı çift turbo V8 ile donatılan iki kişilik bir Berlinetta olan SP48 Unica, gergin çizgileri ve agresif duruşu ile orijinal modelden ayrışıyor.

Ferrari’nin “özel projeler” serisine eklenen, son üye SP48 Unica tanıtıldı. Tasarımının her aşamasına dahil olan köklü bir Ferrari müşterisi için hayata geçirilen ve sadece bir adet üretilecek olan özel model, yarış ruhu ve hız tutkusunu tamamen yeni bir boyuta taşıyor. SP48 Unica, Ferrari’nin yenilikçi ve tutku dolu değerlerini koruyarak; mevcut bir modeli büyük bir ustalıkla dönüştürmesini de yansıtıyor.

Benzersiz, Yeni ve “Tamamen Kişiye Özel”
Flavio Manzoni önderliğindeki Ferrari Tasarım Merkezi’nde hayata geçirilen ve F8 Tributo platformu üzerine yükselen iki kişilik spor Berlinetta, gergin çizgileri ve agresif duruşu ile feyz aldığı orijinal modelden ayrışıyor. SP48 Unica’nın tasarımında ayrıca yeniden tasarlanan farları ve yeniden konumlandırılan fren havalandırma girişleri, ona ön bölümde “Ok” yaklaşımını yansıtan yüzünü kazandırıyor. Ön ızgara ve motor hava girişlerinin tamamen yeniden tasarlanabilmesi için prosedürel-parametrik modelleme ve 3-Boyutlu prototipleme tekniklerini kullanılan SP48 Unica’nın mükemmel 3-Boyutlu ızgaraları da benzersiz ifadesine katkı sağlıyor. SP48 Unica’nın genel tasarımını karoserinde uygulanan grafik çözümler ızgaralarla bütünlük sağlıyor ve etkiliyor. Siyahtan gövde rengine geçiş özellikle camlar, tavan ve motor kaputunda kendini gösteriyor. Ön tarafın çarpıcı vizör etkisi, yan camların küçültülmesi ve arka camın ortadan kaldırılmasıyla daha da güçlendirilerek SP48 Unica’nın tek parçadan şekillendirilmiş gibi görünmesini sağlıyor. Tasarımda tavanın orta kısmı ve ayrıca hava girişini andıran grafik desen dikkat çekiyor. Bu açı, SP48 Unica’da uygulanan tasarım hassasiyetini belirginleştiriyor ve aynı zamanda, uygulanan simetrik formlar ve kesişen çizgilerin etkileşimini gözler önüne seriyor. Sadece akıcı ve dinamik bir tasarım ortaya koymakla kalmayan SP48 Unica’nın tasarımı, özgün bir aerodinamik denge sunuyor ve sistemin tüm soğutma gereksinimlerini de karşılıyor. Ön tampondaki ve arka spoylerin altındaki motor soğutma kanallarına ait hava girişleri F8 Tributo’nun tasarımından ayrışıyor.
SP48 Unica’nın, arka camı hariç F8 Tributo’nun kabin mimarisini genel olarak koruyan kokpiti, şık, sportif ve agresif kişiliğini yansıtan renk ve kabinin büyük bölümünde kullanılan siyah Alcantara® malzemeyle bütünleniyor. Bunun altında dış renkle uyumlu kızıl-turuncu kumaş bir alt katman da bulunuyor.

Kullanılan desen ızgaralar ve tavandaki desen ile aynı olup iç ve dışı tasarımda da süreklilik yaratıyor. Aynı lazer kabartmalı altıgen desenli cilalı eşik kaplamaları bütünlüğe eşlik ediyor. Mat karbon fiber yüzeyler kokpite teknik ve özgün bir görünüm kazandırırken metalik gri vurgularla tamamlanıyor.
Ferrari “Özel Projeler Programı” Hakkında
Ferrari, Özel Projeler programı, benzersiz bir modele sahip olmak isteyen müşterinin gereksinimlerine göre hazırlanan özel ve türünün tek örneği Ferrari’ler yaratmayı amaçlıyor. Her proje, müşteri tarafından istenilen ve Ferrari Tasarım Merkezi ile geliştirilen fikirlerden yola çıkılarak başlıyor. Otomobilin ana hatları ve formları tanımladıktan sonra yeni modelin üretimine başlamadan önce ayrıntılı tasarım planları oluşturuluyor ve parçalar üretiliyor. Müşterinin tasarım ve onay süreçlerine doğrudan dahil edildiği süreç ortalama bir yıldan fazla sürüyor. Bu özel sürecin sonunda; Ferrari logosunu taşıyan ve diğer tüm Maranello otomobillerini karakterize eden benzersiz bir Ferrari ortaya çıkıyor.

OKUMAYA DEVAM ET

GÜNCEL

Maserati ve ROKİT Venturi Racing
ABB FIA Formula E Dünya Şampiyonası İş birliği Duyuruldu

Published

on

ABB FIA Formula E Dünya Şampiyonası’nın 9. Sezonunda piste çıkmaya hazırlanan Maserati, ROKiT Venturi Racing ile gerçekleştirdiği uzun soluklu ortaklığını duyurmak için Roma E-Prix’yi seçti.
ABB FIA Formula E Dünya Şampiyonası’nda bugüne kadarki en hızlı, en hafif ve en güçlü Formula E yarış otomobili olan “Gen3” ile Sezon 9’dan itibaren pistteki yerini alacak olan Maserati, şampiyonada yarışan ilk İtalyan marka olacak.

Maserati, ROKiT Venturi Racing ile iş birliğine imza attığını duyurdu. Maserati, Dünyanın ilk “tamamen elektrikli motor sporları etkinliği” olan Formula E şampiyonasında yeni “Gen3” isimli otomobiliyle start alacak. Formula E şampiyonasında katılan ilk İtalyan marka olan Maserati, köklü motor sporları geçmişi ile gelecek elektrifikasyon stratejisini bir araya getiren bu hamle ile ABB FIA Formula E Dünya Şampiyonası’nda mükemmel bir uyum sergileyeceğinin sinyalini veriyor. Bugüne kadarki en hızlı, en hafif ve en güçlü tek koltuklu Formula E aracı “Gen3” ise tasarım, üretim ve teknoloji açısından birçok yeniliği barındırıyor.

Maserati’nin uzun soluklu bir iş birliğini imza attığını duyurduğu ROKiT Venturi Racing, Roma E-Prix öncesinde iki Dünya Şampiyonasına, Takımlara ve Sürücülere liderlik etti. İki zafer, beş podyum ve İsviçreli İtalyan Edoardo Mortara ile Dünya Şampiyonu ikinciliği unvanı ile geçen sezon takım, bugüne kadarki en başarılı sezonunu geçirdi.

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Maserati CEO’su Davide Grasso “Formula E ile motor sporlarına geri dönmek Maserati için doğal bir seçimdi. Bu serüveni, bizimle aynı değerlere sahip, geleceğe bizim gibi bakan bir partnerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. ROKiT Venturi Racing ekibiyle aynı kararlılığı ve dünyanın dört bir yanındaki pistlerde rekabet etme ve kazanma arzusunu paylaşıyoruz.” dedi. ROKiT Venturi Racing Başkan ve Yönetici Ortağı Scott Swid ise “Gen3 için Maserati ile ortaklık yapmak harika. Takım, Maserati ve Formula E için mükemmel, ancak daha da önemlisi, ikonik bir markanın üst düzey motorsporları dünyasına dönüşüne tanık olmak Maserati hayranları için de harika bir haber. Bu ortaklık sadece Formula E’deki uzun vadeli geleceğimiz için güçlü temeller oluşturmakla kalmıyor. Bu ortaklık ile prestijli bir marka köklerine geri dönerek motorsporlarının en ileri ve en hızlı büyüyen biçimi ile heyecan verici bir hikaye yazıyor.” şeklinde konuştu.

OKUMAYA DEVAM ET

GÜNCEL

Ferrari, yeni Berlinetta Spider modeli 296 GTS’yi tanıttı

Published

on

Ferrari, iki kişilik, orta-arkadan motorlu modeli Berlinetta Spider’ın son evrimi “296 GTS”i tanıttı. Daha önce 296 GTB’de de kullanılan V6 hibrit güç-aktarma sisteminin yer aldığı 296 GTS’nin, kendi başına 663 beygir güç üreten 3.0 litrelik V6 motoru, elektrikli motorla birlikte, 830 beygir gücü ve 740 Nm tork üretiyor ve 0’dan 100 km/sa hızlanmasını yalnızca 2.9 saniyede tamamlıyor.
296 GTS’nin ismi, yeni motorun Maranello açısından önemini vurgulamak için, motor hacmi (2992 cc), silindir sayısı (6) ve Ferrari geleneğindeki GTS (Gran Turismo Spider) kısaltmasından oluşuyor.296 GTS, RHT (Açılabilir Hard Top) tavanı sayesinde sürüş heyecanına ekstra bir boyut katarken, şarj edilebilir hibrit sistemiyle de sürüş keyfini en üst düzeye çıkarıyor.

Ferrari, Berlinetta Spider’ın son evrimi olan 296 GTS’in tanıtımını gerçekleştirdi. Orta-arkadan motorlu 296 GTS, sürüş keyfini yeniden tanımlayarak 296 GTB modelini tamamlıyor ve hem limitlerde hem de günlük kullanımda safkan Ferrari sürüşünü yaşatıyor. 296 GTS’nin ismi, yeni motorun Maranello için önemini vurgulamak için, motor hacmi (2992 cc), silindir sayısı (6) ve Ferrari geleneğindeki GTS (Gran Turismo Spider) kısaltmasından oluşuyor. 296 GTS’nin motoru, aynı zamanda başarılar ve yeniliklerle dolu 75 yıllık köklü geçmişe sahip Ferrari’nin tarihindeki “yeni V6 çağını” da müjdeliyor.

296 GTS, “Şahlanan At” logosunu taşıyan, yol tipi bir Spider’da kullanılan ilk 6 silindirli motor olan ve 296 GTB’deki gibi 122 kW (167 cv) elektromotorla desteklenen yeni 663 HP’lik 120° V6 ile donatılıyor. Daha önce hayal edilemeyen performans seviyeleri yaşatan V6 motor, elektrikli motorla birlikte 830 HP’lik toplam güç kullanıma sunuyor. MGU-K (Motor Jeneratör Ünitesi, Kinetik) adı verilen elektromotor Formula 1’den uyarlanıyor. Elektromotor ve içten yanmalı motor, 830 HP toplam sistem gücü üretmek üzere birleştirmek veya elektromotorun tek başına çalışmasını sağlamak üzere birbirinden ayıran Geçiş Yönetim Aktüatörü (TMA) aracılığıyla iletişim kuruyor. Elektrikli sistem 7,45 kWsa kapasiteli yüksek voltajlı batarya ve bir invertör tarafından besleniyor.

296 GTS’nin şarj edilebilir hibrit (PHEV) sistemi, pedal tepki sürelerini sıfıra indiriyor ve tamamen elektrikli modda (eDrive) 25 km’lik menzil sağlıyor. Otomobilin sportif görünümüyle birleşen kompakt boyutları ve yenilikçi dinamik kontrol sistemlerinin yanı sıra büyük bir özenle ele alınan aerodinamik özellikleri, çevik ve sürücünün komutlarına anında cevap veren sürüş karakterini beraberinde getiriyor. 296 GTS’nin modern ve dikkat çeken tasarımı, sadelik ve işlevselliğin mükemmel birlikteliğini yansıtan bir diğer model olan 1963 250 LM’ye gönderme de yapıyor. İşlevsel tasarımının yanında yolculara konfor da sağlayan RHT (Açılabilir Hard Top) tavan ise şık ve sportif tasarımıyla öne çıkıyor. RHT (Açılabilir Hard Top) tavan sisteminin hafif yapısı, kullanıcısına 45 km/s hıza kadar sadece 14 saniyede açma veya kapama olanağı sunuyor. Otomobilin gövdesi ile tavan arasındaki ayrım çizgisi B direğinin üzerine yer alıyor. Böylelikle açılabilir tavan, motorun ön tarafına iki bölüme ayrılarak katlanıyor ve motor bölmesinin termal dağılım özellikleri ve tasarım dengesi de korunuyor. Bu aynı zamanda tasarımcıların motor kapağının arka kısmına yeni V6 motorun açıkça görülebildiği bir pencere yerleştirmelerine de olanak sağlıyor. Tavan açıldığında, kabin ve arka kısım yüksekliği ayarlanabilen bir cam ile ayrılıyor. Bu, yüksek hızlarda bile optimum yolcu konforu sağlıyor. SF90 Stradale’de olduğu gibi, pistte otomobilin performansından en üst düzeyde yararlanmak isteyen müşteriler için 296 GTS, hafifletilen ve aerodinamik olarak optimize edilen “Assetto Fiorano” paketi ile de sunuluyor.

Dünya Genelinde Geçerli 7 Yıllık Bakım ve Premium Servis Hizmeti

Ferrari’nin benzersiz kalite standartları ve müşteri hizmetlerine giderek daha fazla odaklanması, 296 GTS’de sunulan genişletilmiş yedi yıllık bakım programıyla da destekleniyor. Tüm ürün yelpazesinde ve dünya genelindeki tüm Ferrari servislerinde geçerli olan bu program, Ferrari markalı bir otomobilin, ilk yedi yılındaki ya da otomobilin 120 Bin km’ye kadar tüm periyodik bakımlarını kapsıyor. Aynı zamanda müşterilerin otomobillerini yıllar boyunca en iyi performans ve güvenlik seviyesinde tutulması için ayrıcalıklı bir hizmet olarak da dikkat çekiyor. Bu çok özel hizmet, yıllar geçse bile sorunsuz kullanım için eşsiz bir deneyime destek veriyor.

296 GTS – TEKNİK ÖZELLİKLER
GÜÇ-AKTARIM SİSTEMİ
Motor tipi: V6 – 120° – turbo – kuru karter
Motor hacmi: 2992 cc
Çap x Strok: 88 mm x 82 mm
Maksimum güç (ICE): 663 HP
Maksimum güç (Sistem): 610 kW (830 cv), 8000 d/d
Maksimum tork: 740 Nm, 6250 d/d
Maksimum devir sayısı: 8500 d/d
Sıkıştırma oranı: 9,4:1
Yüksek voltajlı batarya kapasitesi: 7,45 kWsa
GÜÇ AKTARIMI
Şanzıman: 8-speed F1 DCT
BOYUTLAR VE AĞIRLIKLAR
Uzunluk: 4565 mm
Genişlik: 1958 mm
Yükseklik: 1191 mm
Dingil mesafesi: 2600 mm
İz genişliği ön: 1665 mm
İz genişliği arka: 1632 mm
Boş ağırlık: 1540 kg
Boş ağırlık/güç oranı: 1,86 kg/cv
Ağırlık dağılımı: %40,5 ön/ %59,5 arka
Arka koltuk kapasitesi: 49 litre
Yakıt deposu kapasitesi: 65 litre
JANT VE LASTİKLER
Ön: 245/35 ZR 20 J9,0
Arka: 305/35 ZR 20 J11,0
FRENLER
Ön: 398 x 223 x 38 mm
Arka: 360 x 233 x 32 mm
ELEKTRONİK SİSTEMLER
eSSC: eTC, eDiff, SCM, FDE2.0, EPS, ABS Evo, 6w-CDS; Yüksek performanslı ABS/EBD ile enerji ger-kazanımı
PERFORMANS
Maksimum hız: >330 km/s
0-100 km/s: 2,9 sn
0-200 km/s: 7.6 sn
200-0 km/s: 107 m
Fiorano tur zamanı: 1’ 21” 80
YAKIT TÜKETİMİ VE CO2 EMİSYONLARI
Homologasyon aşamasında

OKUMAYA DEVAM ET

Haber Burada