Connect with us

OTOMOTİV

TOGG ve Farasis’ten stratejik ortaklık

Published

on

TOGG ürün gamında kullanacağı batarya paketinde iş ortağı olarak dünyanın önde gelen LiIon batarya üreticilerinden Farasis’i seçti. Varılan anlaşmaya göre TOGG’un batarya
modülü ve paketi Türkiye’de üretilecek. İki şirket, batarya hücresi tedarikinin yanında
imzaladıkları kapsamlı niyet mektubu çerçevesinde Türkiye ve çevresindeki ülkeler için
enerji depolama çözümlerini bir ortak girişim şirketi çatısı altında sunarak iş birliğini
genişletecek.

TOGG geliştirmekte olduğu elektrikli araç ürün gamı içindeki en temel bileşenlerden biri olan batarya için dünyanın önde gelen Li-Ion batarya üreticilerinden Farasis’i iş ortağı olarak seçti.
Bilişim Vadisi’nde TOGG Yönetim Kurulu üyelerinin de katılımıyla imzalanan kapsamlı niyet
mektubu sonrası yapılan açıklamada Farasis ile birlikte geliştirilen batarya modülü ve paketinin
Türkiye’de üretiminin yanında, Türkiye ve çevresindeki ülkeler için enerji depolama
çözümlerini bir ortak girişim şirketi çatısı altında sunacak stratejik ortaklık seçeceğinin de
titizlikle değerlendirildiği ifade edildi.

TOGG Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu imza sonrası yaptığı açıklamada “Farasis ile
birlikte kurulacak ortak girişim şirketi de ülkemizin enerji sisteminin verimliliğini artırmaya
aday bir girişim olacak, ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltacak, temiz ve verimli bir
enerji sistemi geliştirmemizi hızlandıracak. Bu sayede TOGG’un mobilite ekosistemi, teknoloji
geliştiren, ciddi ekonomik değer yaratan, önemli bir bölgesel oyuncu haline gelecektir” diye
konuştu.
TOGG CEO’su Gürcan Karakaş ise anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada “2018 yılından bu yana,
olası yerli iş birlikleri de dahil, 30’un üzerinde küresel batarya tedarikçisini gizlilik anlaşmaları
çerçevesinde (NDA) değerlendirmiş, bunların içinden teknik, ticari ve stratejik kriterlerimizi en
iyi karşılayan, dünyanın önde gelen Li-Ion batarya üreticilerinden Farasis batarya iş ortağımız
olarak seçilmiştir” dedi.

Karakaş sözlerini şöyle sürdürdü: “Günümüzde elektrikli araçlar için en önemli ve temel
teknolojilerden biri olarak görülen Li-Ion batarya teknolojisinin Farasis gibi önemli bir oyuncu
ile ülkemize gelmesi oldukça önemlidir. TOGG’un, sıfır emisyonlu elektrikli araçlarını
geliştirirken ülkemizdeki teknolojik dönüşümü de tetikleyeceğini başından beri dile
getiriyorduk. Bu iş birliği elektrikli araç bataryası üretmenin ötesine geçecek, ülkemizde
batarya Ar-ge yetkinliklerini geliştirecek, otomotiv üreticilerinin elektrikli araç projelerini
Türkiye’ye taşımalarını tetikleyecek, Farasis’in ürün gamında bulunan otomotiv dışı enerji
depolama ürünleriyle birlikte enerji depolama işini büyütecek ve ortak girişim şirketinin kendi
geliştireceği markasıyla, sorumlu olduğu bölgede Farasis’in münhasır temsilcisi olarak çok
önemli yeni bir ekonomik değer üretecektir”.


“TOGG Elektrikli Araçlar konusunda öncü bir girişim”

Niyet mektubu imza törenine çevrimiçi olarak katılan Farasis kurucu ortağı ve CEO’su Dr.Yu
Wang ise Türkiye’nin bölgesindeki en önemli otomotiv ülkelerinden biri olduğuna dikkat çekerek “Türkiye’deki gelişmiş otomotiv birikimini kullanarak elektrikli araçlar geliştirmek
üretmek üzere yola çıkan TOGG ile iş birliği yapmak bizim temel stratejilerimiz doğrultusun
attığımız doğal adımlardan biri oldu. TOGG doğru zamanda, doğru yerde, doğru işi yaparken,
batarya konusunda öncü şirketimizin iddialı büyüme planlarını desteklemek için biz de
elektrifikasyon için bir sonraki büyük pazar olarak gördüğümüz Türkiye’den daha ideal bir
lokasyon, TOGG’dan daha ideal bir ortak düşünemezdik. Gerek Türkiye’de ortaya çıkacak
ihtiyaçlara gerekse bölgeden gelecek talepleri karşılamak üzere bu niyet mektubuna imza
attık. Batarya tedarikiyle başlayan bu iş birliğinin uzun vadeli bir ortaklığa dönüşecek
olmasından dolayı heyecan duyuyoruz” diye konuştu.

Bilişim Vadisi’ndeki imza törenine bizzat katılan ve iş birliğini çalışmalarını en başından beri
yürüten Farasis Avrupa Organizasyonu Yöneticisi Sebastian Wolf ise, “TOGG ile görüşmeler
en başından beri her iki şirketin de bireysel mobilitenin geleceğini elektriklendirme
konusunda aynı heyecanı paylaştığını gördük. Türkiye’de gerek otomotiv gerekse otomotiv
dışı pazarda Li-ion akülere olan talepte önemli bir artış yaşanmasını bekliyoruz. Bu nedenle,
bölgedeki ilk elektrikli araç bataryası üretim şirketini kurmak için TOGG ile ortak olmaktan
büyük heyecan duyuyoruz” dedi.

Hücre Ar-Ge’si de yapılacak

İmza töreni ardından TOGG ve Farasis’ten yapılan ortak açıklamada, “TOGG’un Bilişim
Vadisi’ndeki yönetim merkezinde imzalanan stratejik ortaklığın genel prensiplerini içeren
ortak girişim şirketi niyet mektubuna göre 2020 yıl sonuna kadar ortak girişim şirketinin
kapsamlı iş planı oluşturulacak ve ortaklığın hukuki zemini bu süre zarfında
detaylandırılacaktır. Bu çalışmalar doğrultusunda iki şirketin yönetim kurullarında son
değerlendirme onaylardan sonra 2021 yılı başında ortak girişim şirketinin hukuken kurulması
hedefleniyor” denildi.

TOGG ve Farasis arasında kurulması hedeflenen ortak girişim şirketinin iş planında tarafların
en önem verdikleri konuların başında yerlilik geldiği vurgulanırken, iş planı dahilinde batarya
hücresinin de Türkiye’de geliştirilmesi ve üretilmesi konularının da detaylı bir şekilde
değerlendirileceği, özellikle hücre kimyası konusunda geliştirilecek yetkinliklerin uzun vadede
her iki tarafa da büyük katkı sağlayacağının altı çizildi.

Farasis Hakkında

Farasis Energy (Ganzhou) Ltd.’nin selefi olan Farasis Energy, Inc., 2002 yılında Amerika Birleşik
Devletleri’nde kuruldu. Enerji yoğunluğu ile öncü olan Li-ion pillerle Çin ve Avrupa’da yayıldı.
Farklı pazarlarda geniş bir pil çözümleri portföyü sundu ve küresel müşteriler oluşturdu.
Şirket, 3 küresel Ar-Ge merkezi ve 4.000’den fazla çalışanıyla şu anda BEV pazarı için en büyük
kesecik (pouch) tipi hücre üreticilerinden biridir.

Batarya geliştirme, üretim ve kullanım ömrünün sonuna kadar tek elden enerji depolama
çözümü sunabilmekte olan Farasis Avrupa’da yüzde 100 CO2 nötr fabrika kuran ilk pil hücresi
üreticilerinden biridir.

Farasis’in kuruluşundan günümüze gerçekleştirdiği önemli adımlar:
• 2002 Dünyada en çok kullanılan batarya kimyası olan NMC’yi geliştirmek üzere Dr. Yu
Wang ve Dr. Keith Kepler tarafından kuruldu.
• 2009 En büyük elektrikli araç pazarı olan Çin’de Farasis Enerji kuruldu.
• 2010-2015 ABD ve Avrupa’ya elektrikli motosikletler, yardımcı güç üniteleri, forkliftler ve
özel araçlar sunuldu.
• 2015 Çin’in önde gelen OEM’lerinden BAIC ile çalışmaya başladı.
• 2018-2019 Elektrikli araçlar konusunda öncü Çinli otomotiv üreticilerinden ve Daimler
(Mercedes-Benz) ile bir dizi elektrikli araç bataryası çözümleri üzerine programlar başlattı.
• 2020 İlk Halka Arz (IPO) kapsamında 5 milyar doların üzerinde bir şirket değerlemesine
ulaştı.
• 2020 Daimler, yüzde 3’lük katılımla Farasis’in stratejik ortağı oldu.
TOGG Hakkında
TOGG 25 Haziran 2018 tarihinde fikri mülkiyet haklarına Türkiye’nin sahip olduğu, küresel
ölçekte rekabet edecek bir mobilite markası oluşturmak hedefiyle Türkiye’nin en büyük
perakendecisi Anadolu Grubu, en büyük büyük ticari araçlar üreticilerinden biri olan BMC,
kurucusu Türkiye’nin otomotiv duayeni olan Kök Grubu, Türkiye’nin en büyük
telekomünikasyon şirketi Turkcell, Avrupa’nın en büyük televizyon üreticisi Zorlu ve ülkenin
en büyük sivil toplum kuruluşu Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin bir araya gelmesiyle
kuruldu.
İlk ürünü olan doğuştan elektrikli C-SUV aracı Gemlik’te inşaatı devam eden tesislerinde 2022
yılının son çeyreğinde bantlardan inecek olan şirket 2030 yılına kadar tamamı doğuştan
elektrikli C Segmentinde bir sedan ve Hatchback, B segmentinde bir SUV ve C segmentinde
bir MPV üretecek.

TOGG 1,2 milyon m2 açık araziye 230 bin m2 kapalı alana sahip tesislerinde yılda 175 bin
araç üretebilecek bir kapasiteye sahip olacak. Akıllı ve bağlantılı otomobiller etrafında
oluşturacağı ekosistem dahilinde yeni teknolojiler, hizmetler, kullanıcı deneyimleri ve yeni iş
modelleri geliştirecek olan şirket 2035 yılına kadar 1 milyon adetlik bir üretim adetine
ulaşmayı hedefliyor.

GÜNCEL

Maserati ve ROKİT Venturi Racing
ABB FIA Formula E Dünya Şampiyonası İş birliği Duyuruldu

Published

on

ABB FIA Formula E Dünya Şampiyonası’nın 9. Sezonunda piste çıkmaya hazırlanan Maserati, ROKiT Venturi Racing ile gerçekleştirdiği uzun soluklu ortaklığını duyurmak için Roma E-Prix’yi seçti.
ABB FIA Formula E Dünya Şampiyonası’nda bugüne kadarki en hızlı, en hafif ve en güçlü Formula E yarış otomobili olan “Gen3” ile Sezon 9’dan itibaren pistteki yerini alacak olan Maserati, şampiyonada yarışan ilk İtalyan marka olacak.

Maserati, ROKiT Venturi Racing ile iş birliğine imza attığını duyurdu. Maserati, Dünyanın ilk “tamamen elektrikli motor sporları etkinliği” olan Formula E şampiyonasında yeni “Gen3” isimli otomobiliyle start alacak. Formula E şampiyonasında katılan ilk İtalyan marka olan Maserati, köklü motor sporları geçmişi ile gelecek elektrifikasyon stratejisini bir araya getiren bu hamle ile ABB FIA Formula E Dünya Şampiyonası’nda mükemmel bir uyum sergileyeceğinin sinyalini veriyor. Bugüne kadarki en hızlı, en hafif ve en güçlü tek koltuklu Formula E aracı “Gen3” ise tasarım, üretim ve teknoloji açısından birçok yeniliği barındırıyor.

Maserati’nin uzun soluklu bir iş birliğini imza attığını duyurduğu ROKiT Venturi Racing, Roma E-Prix öncesinde iki Dünya Şampiyonasına, Takımlara ve Sürücülere liderlik etti. İki zafer, beş podyum ve İsviçreli İtalyan Edoardo Mortara ile Dünya Şampiyonu ikinciliği unvanı ile geçen sezon takım, bugüne kadarki en başarılı sezonunu geçirdi.

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Maserati CEO’su Davide Grasso “Formula E ile motor sporlarına geri dönmek Maserati için doğal bir seçimdi. Bu serüveni, bizimle aynı değerlere sahip, geleceğe bizim gibi bakan bir partnerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. ROKiT Venturi Racing ekibiyle aynı kararlılığı ve dünyanın dört bir yanındaki pistlerde rekabet etme ve kazanma arzusunu paylaşıyoruz.” dedi. ROKiT Venturi Racing Başkan ve Yönetici Ortağı Scott Swid ise “Gen3 için Maserati ile ortaklık yapmak harika. Takım, Maserati ve Formula E için mükemmel, ancak daha da önemlisi, ikonik bir markanın üst düzey motorsporları dünyasına dönüşüne tanık olmak Maserati hayranları için de harika bir haber. Bu ortaklık sadece Formula E’deki uzun vadeli geleceğimiz için güçlü temeller oluşturmakla kalmıyor. Bu ortaklık ile prestijli bir marka köklerine geri dönerek motorsporlarının en ileri ve en hızlı büyüyen biçimi ile heyecan verici bir hikaye yazıyor.” şeklinde konuştu.

OKUMAYA DEVAM ET

GÜNCEL

Ferrari, yeni Berlinetta Spider modeli 296 GTS’yi tanıttı

Published

on

Ferrari, iki kişilik, orta-arkadan motorlu modeli Berlinetta Spider’ın son evrimi “296 GTS”i tanıttı. Daha önce 296 GTB’de de kullanılan V6 hibrit güç-aktarma sisteminin yer aldığı 296 GTS’nin, kendi başına 663 beygir güç üreten 3.0 litrelik V6 motoru, elektrikli motorla birlikte, 830 beygir gücü ve 740 Nm tork üretiyor ve 0’dan 100 km/sa hızlanmasını yalnızca 2.9 saniyede tamamlıyor.
296 GTS’nin ismi, yeni motorun Maranello açısından önemini vurgulamak için, motor hacmi (2992 cc), silindir sayısı (6) ve Ferrari geleneğindeki GTS (Gran Turismo Spider) kısaltmasından oluşuyor.296 GTS, RHT (Açılabilir Hard Top) tavanı sayesinde sürüş heyecanına ekstra bir boyut katarken, şarj edilebilir hibrit sistemiyle de sürüş keyfini en üst düzeye çıkarıyor.

Ferrari, Berlinetta Spider’ın son evrimi olan 296 GTS’in tanıtımını gerçekleştirdi. Orta-arkadan motorlu 296 GTS, sürüş keyfini yeniden tanımlayarak 296 GTB modelini tamamlıyor ve hem limitlerde hem de günlük kullanımda safkan Ferrari sürüşünü yaşatıyor. 296 GTS’nin ismi, yeni motorun Maranello için önemini vurgulamak için, motor hacmi (2992 cc), silindir sayısı (6) ve Ferrari geleneğindeki GTS (Gran Turismo Spider) kısaltmasından oluşuyor. 296 GTS’nin motoru, aynı zamanda başarılar ve yeniliklerle dolu 75 yıllık köklü geçmişe sahip Ferrari’nin tarihindeki “yeni V6 çağını” da müjdeliyor.

296 GTS, “Şahlanan At” logosunu taşıyan, yol tipi bir Spider’da kullanılan ilk 6 silindirli motor olan ve 296 GTB’deki gibi 122 kW (167 cv) elektromotorla desteklenen yeni 663 HP’lik 120° V6 ile donatılıyor. Daha önce hayal edilemeyen performans seviyeleri yaşatan V6 motor, elektrikli motorla birlikte 830 HP’lik toplam güç kullanıma sunuyor. MGU-K (Motor Jeneratör Ünitesi, Kinetik) adı verilen elektromotor Formula 1’den uyarlanıyor. Elektromotor ve içten yanmalı motor, 830 HP toplam sistem gücü üretmek üzere birleştirmek veya elektromotorun tek başına çalışmasını sağlamak üzere birbirinden ayıran Geçiş Yönetim Aktüatörü (TMA) aracılığıyla iletişim kuruyor. Elektrikli sistem 7,45 kWsa kapasiteli yüksek voltajlı batarya ve bir invertör tarafından besleniyor.

296 GTS’nin şarj edilebilir hibrit (PHEV) sistemi, pedal tepki sürelerini sıfıra indiriyor ve tamamen elektrikli modda (eDrive) 25 km’lik menzil sağlıyor. Otomobilin sportif görünümüyle birleşen kompakt boyutları ve yenilikçi dinamik kontrol sistemlerinin yanı sıra büyük bir özenle ele alınan aerodinamik özellikleri, çevik ve sürücünün komutlarına anında cevap veren sürüş karakterini beraberinde getiriyor. 296 GTS’nin modern ve dikkat çeken tasarımı, sadelik ve işlevselliğin mükemmel birlikteliğini yansıtan bir diğer model olan 1963 250 LM’ye gönderme de yapıyor. İşlevsel tasarımının yanında yolculara konfor da sağlayan RHT (Açılabilir Hard Top) tavan ise şık ve sportif tasarımıyla öne çıkıyor. RHT (Açılabilir Hard Top) tavan sisteminin hafif yapısı, kullanıcısına 45 km/s hıza kadar sadece 14 saniyede açma veya kapama olanağı sunuyor. Otomobilin gövdesi ile tavan arasındaki ayrım çizgisi B direğinin üzerine yer alıyor. Böylelikle açılabilir tavan, motorun ön tarafına iki bölüme ayrılarak katlanıyor ve motor bölmesinin termal dağılım özellikleri ve tasarım dengesi de korunuyor. Bu aynı zamanda tasarımcıların motor kapağının arka kısmına yeni V6 motorun açıkça görülebildiği bir pencere yerleştirmelerine de olanak sağlıyor. Tavan açıldığında, kabin ve arka kısım yüksekliği ayarlanabilen bir cam ile ayrılıyor. Bu, yüksek hızlarda bile optimum yolcu konforu sağlıyor. SF90 Stradale’de olduğu gibi, pistte otomobilin performansından en üst düzeyde yararlanmak isteyen müşteriler için 296 GTS, hafifletilen ve aerodinamik olarak optimize edilen “Assetto Fiorano” paketi ile de sunuluyor.

Dünya Genelinde Geçerli 7 Yıllık Bakım ve Premium Servis Hizmeti

Ferrari’nin benzersiz kalite standartları ve müşteri hizmetlerine giderek daha fazla odaklanması, 296 GTS’de sunulan genişletilmiş yedi yıllık bakım programıyla da destekleniyor. Tüm ürün yelpazesinde ve dünya genelindeki tüm Ferrari servislerinde geçerli olan bu program, Ferrari markalı bir otomobilin, ilk yedi yılındaki ya da otomobilin 120 Bin km’ye kadar tüm periyodik bakımlarını kapsıyor. Aynı zamanda müşterilerin otomobillerini yıllar boyunca en iyi performans ve güvenlik seviyesinde tutulması için ayrıcalıklı bir hizmet olarak da dikkat çekiyor. Bu çok özel hizmet, yıllar geçse bile sorunsuz kullanım için eşsiz bir deneyime destek veriyor.

296 GTS – TEKNİK ÖZELLİKLER
GÜÇ-AKTARIM SİSTEMİ
Motor tipi: V6 – 120° – turbo – kuru karter
Motor hacmi: 2992 cc
Çap x Strok: 88 mm x 82 mm
Maksimum güç (ICE): 663 HP
Maksimum güç (Sistem): 610 kW (830 cv), 8000 d/d
Maksimum tork: 740 Nm, 6250 d/d
Maksimum devir sayısı: 8500 d/d
Sıkıştırma oranı: 9,4:1
Yüksek voltajlı batarya kapasitesi: 7,45 kWsa
GÜÇ AKTARIMI
Şanzıman: 8-speed F1 DCT
BOYUTLAR VE AĞIRLIKLAR
Uzunluk: 4565 mm
Genişlik: 1958 mm
Yükseklik: 1191 mm
Dingil mesafesi: 2600 mm
İz genişliği ön: 1665 mm
İz genişliği arka: 1632 mm
Boş ağırlık: 1540 kg
Boş ağırlık/güç oranı: 1,86 kg/cv
Ağırlık dağılımı: %40,5 ön/ %59,5 arka
Arka koltuk kapasitesi: 49 litre
Yakıt deposu kapasitesi: 65 litre
JANT VE LASTİKLER
Ön: 245/35 ZR 20 J9,0
Arka: 305/35 ZR 20 J11,0
FRENLER
Ön: 398 x 223 x 38 mm
Arka: 360 x 233 x 32 mm
ELEKTRONİK SİSTEMLER
eSSC: eTC, eDiff, SCM, FDE2.0, EPS, ABS Evo, 6w-CDS; Yüksek performanslı ABS/EBD ile enerji ger-kazanımı
PERFORMANS
Maksimum hız: >330 km/s
0-100 km/s: 2,9 sn
0-200 km/s: 7.6 sn
200-0 km/s: 107 m
Fiorano tur zamanı: 1’ 21” 80
YAKIT TÜKETİMİ VE CO2 EMİSYONLARI
Homologasyon aşamasında

OKUMAYA DEVAM ET

GÜNCEL

Dev yatırımlar | Elektrikli Araçlar İçin Hızlı Şarj İstasyonları Hibe Programı başladı

Published

on

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye’de elektrikli araçların şarj altyapısını oluşturmak için kritik bir adım attı. Girişimcilerin hızlı şarj istasyonu yatırımı yapmasını sağlamak üzere “Elektrikli Araçlar İçin Hızlı Şarj İstasyonları Hibe Programı”nı başlattı. Program, Togg’un şarj altyapısına da destek olacak.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, bugün başvuruya açılan programı, sosyal medya hesabından “Elektrikli araçlar için gerekli altyapıyı ülkemize kazandırmakta kararlıyız. Türkiye’nin 1.560 farklı noktasına yüksek hızlı şarj istasyonları kurulması için 300 milyon TL bütçeli hibe programını bugün başvuruya açtık. Yatırımcılarımıza hayırlı olsun!” mesajıyla değerlendirdi.

HIZLI ARTIŞ OLACAK

Türkiye’de elektrikli araçlarda hedeflenen hızlı yaygınlaşmanın sağlanabilmesi için, hızlınşarj altyapısının tüm bölgelerde asgari düzeye ulaşması büyük önem taşıyor. Önümüzdeki yıllarda elektrikli araç stoğunun büyümesine paralel olarak, şarj istasyonlarının sayısında da hızlı bir artış olması gerekiyor.

BAŞVURULAR BAŞLADI

Buradan hareketle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, hızlı şarj istasyonu yatırımını teşvik etmek amacıyla “Elektrikli Araçlar İçin Hızlı Şarj İstasyonları Hibe Programı”nı başlattı. Bugün itibariyle devreye alınan destek programı ile hızlı şarj istasyonu kurulumuna hibe verilecek. Toplam bütçesi 300 milyon TL olan hibe desteği ile 81 ilde bin 560 noktada hızlı şarj istasyonu kurulumu sağlanacak. Yatırımcılar, programdan istasyon başına 250 bin liraya kadar destek alabilecek. Yerli malı ünitelere artı yüzde 20 destek verilecek. Programa başvurular, 15 Haziran 2022’ye kadar devam edecek. Yatırımcılar, sarjdestek.sanayi.gov.tr adresinden programa başvuru yapabilecek.

ELEKTRİKLİ ARAÇ PROJEKSİYONU

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji Genel Müdürlüğü tarafından, ilgili kamu kurumları ve sektör aktörlerinin katkısı ile hazırlanan Mobilite Araç ve Teknolojileri Yol Haritasında, Türkiye’de elektrikli araçların gelişimine dair düşük, orta ve yüksek olmak üzere 3 farklı senaryoyu içeren bir projeksiyon oluşturuldu.

Bu projeksiyona göre 2025 yılında; yüksek senaryoda yıllık elektrikli araç satışının 180 bin, elektrikli araç stoğunun 400 bin olacağı tahmin ediliyor. Orta senaryoda yıllık elektrikli araç satışının 120 bin, elektrikli araç stoğunun 270 bin olacağı öngörüldü. Düşük senaryoda ise yıllık elektrikli araç satışının 65 bin, elektrikli araç stoğunun 160 bin civarında olacağı tahmini yapıldı.

2030 yılı projeksiyonuna göre öngörüler şöyle oluştu: Yüksek senaryoda yıllık elektrikli araç satışı 580 bin, elektrikli araç stoğu 2,5 milyon, orta senaryoda yıllık elektrikli araç satışı 420 bin, elektrikle araç stoğu 1,6 milyon, düşük senaryoda yıllık elektrikli araç satışı 200 bin, elektrikli araç stoğu 880 bin adet.

GELİŞİM PLANI

Tüm bunların yanı sıra Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nın koordinasyonunda, başta Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ve Türk Standardları Enstitüsü olmak üzere, ilgili kamu kurumlarının aktif katılımı ve özel sektörün yoğun katkısı ile Türkiye için elektrikli araç şarj altyapısına yönelik mevzuat, standartlar, destekler gibi başlıklardan oluşan kapsamlı bir plan hazırlandı.

MEVZUAT ALTYAPISI

Yürütülen çalışmalar neticesinde, şarj sektörünün serbest piyasa koşullarında, etkin ve sürdürülebilir bir yapıda gelişmesini temin edecek bir mevzuat altyapısı oluşturuldu. 7346 sayılı kanun düzenlemesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nda, şarj hizmeti sunulmasına yönelik yasal çerçeve tesis edildi. Buna göre, EPDK’nın yayımladığı yönetmelik ile de detayları netleşen mevzuat göre şarj hizmeti faaliyetleri lisansa ve sertifikaya tabi hale getirildi.

YENİ FIRSATLAR

Küresel arenadaki dönüşüm Türkiye’de otomotiv sanayinin konumunu daha da güçlendirecek. Elektrikli araçların sayısının ve yaygınlığının artması, teknoloji ekosistemi ve inovasyona öncülük edecek, girişimler için ihracat fırsatları yaratacak. Otomotiv endüstrisinde yenilikçilik alanında hızlandırıcı etki oluşturması bakımından, elektrikli araçlar yaygınlaştırılacak.

BİR SEKTÖR DOĞUYOR

Elektrikli araçların kullanılmaya başlaması ile birlikte yeni bir sektör daha ortaya çıktı. Bugün henüz gelişiminin başında olan şarj istasyonu sektörünün, 2030 yılında yaklaşık 1,5 milyar dolar yatırımla kurulan 165 binin üzerinde şarj soketinin işletildiği büyük bir sektöre dönüşeceği tahmin ediliyor. Şarj istasyonu sektörü, büyüklüğün yanında, otomotiv endüstrisi üzerindeki potansiyel etkisi bakımından da önem arz ediyor. Tüketici tercihlerinde belirleyici etkiye sahip olacak sektör, otomotiv pazarındaki rekabeti etkileyecek, elektrikli araçlara geçişi hızlandıracak.

OKUMAYA DEVAM ET

Haber Burada